HABERLER

Sinemaseverler AKM'de Buluştu

Büyükşehir Belediyesi Kültür-Sanat Etkinlikleri tüm hızıyla devam ediyor

Ender bir sinemacıydı

Ahmet Uluçay’ın sinema filmlerinde bütün öğeleri dengede kullandığını ifade eden İhsan Kabil, “Ahmet Uluçay’ın filmlerine baktığımızda ses ve görüntü öğelerinin dengede kullanıldığını açık bir şekilde görürsünüz. Sinema deyince görsellik ön plana çıkar. Yapabileceklerinizi görüntü ile anlatabilirsiniz. Ancak önemli olan hem sesi, hem de görüntüyü dengeli bir şekilde kullanmaktır. İşte Ahmet bu iki öğeyi bir arada çok dengeli kullanabilen ender sinemacıydı. Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak filminde İran sinemasının esintilerine rastlıyoruz” diye konuştu.

Kısa filmlerin sanatsal değeri daha yüksek

Sinemada kullanılan kısa ve uzun metrajlı filmlerden de söz eden Kabil, kısa metrajlı filmlerin sinemada farklı bir öneme sahip olduğunu söyledi. İhsan Kabil, “Kısa film özgün bir anlatımdır. Sinemada saygın bir yere sahiptir. Bazı yönetmenler bile uzun metrajlı filmlerin ardından kısa metraja yönelmişlerdir. Kısa metrajlı filmlerin sanatsal değerleri daha yüksektir” dedi. Söyleşinin sonunda Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Osman Aydın, katılımlarından dolayı İhsan Kabil’e teşekkür ederek çiçek takdim etti.

 

Dostluk ve aşkın en yalın hali

İhsan Kabil’in değerlendirmelerinin ardından filmin gösterimine geçildi. İki gencin sinema aşkının anlatıldığı filme ilgi bir hayli büyüktü. Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak filminin konusu ise şöyleydi: “60'lı yıllar… Tepecik, küçük bir Anadolu köyü. Recep ve Mehmet yazları, köylerinin yakınındaki Tavşanlı kasabasında çıraklık yapmakta olan iki köylü çocuğudur. Recep bir karpuz satıcısının, Mehmet ise bir berberin yanında çalışmaktadır. Her ikisi de sinemaya delicesine tutkundur. Bu tutkunun sonucu olarak geceleri köydeki evlerinin terkedilmiş ahırında bir yandan derme-çatma bir film projeksiyon makinesi yapmaya çalışırken, diğer yandan da hayatlarını tümden değiştirecek olan rejisörlük hayalleri kurmaktadırlar. Köyün delisi Deli Ömer de çocukların bu sinema sevdasının tek tanığı ve destekçisidir. Recep bir gün, kasabada oturan ve ineklerine yedirmek için ham karpuzları toplamaya gelen Nezihe adlı, iki kız çocuğu olan dul bir kadınla tanışır. O günden sonra sık sık çay içmek veya kahvaltı etmek için bu kadının evine giden Recep, yaşça ondan büyük olan Nezihe'nin büyük kızı Nihal’e ilgi duymaya başlar. Nihal ise bu yabancı, köylü oğlan çocuğun eve girip çıkmasından bile rahatsız olmakta, ona elinden geldiğince ters davranmaktadır. Küçük kardeşi Güler ise ablasının aksine Recep’e ilgi duymakta, ancak o da bu ilgisine karşılık bulamamaktadır. Kısacası Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak filmi dostluğu, aşkı ve taşradaki yaşamların tüm sadeliği ve güzelliği ile ortaya koymaktadır”.